Cesran International

Latin Amerika’da Neler Oluyor?

Mazhar Yasin Tüylüoğlu

 

Orta ve Güney Amerika ile ilgili haberler son dönemde sıklıkla gündeme geliyor. Bu haberlerden ilki Honduras’taki darbe ve sonrasında yaşananlarla ilgili. Konuya ilişkin yorumlarımızı içeren bir yazı yayınlamıştık ancak darbe sonrasında durum hala ciddiyetini koruyor. Zira ülkedeki askeri cunta, devrik başkan Manuel Zelaya‘ya görevi devretmedi. Üstelik her türlü önlemi alarak Zelaya’yı ülkeye sokmadı. Bazı Latin Amerika ülkeleri Honduras’taki büyükelçiliklerini kapatırken dünyanın dört bir yanından da darbeyi kınayan ve yeni yönetimi tanımayan mesajlar geldi. Cuntanın bu politikası devam ettiği takdirde ülkedeki gerilimin artacağı, halkın protesto gösterilerinde işin boyutunun değişmeye başlayacağı söylenebilir. Zelaya yanlılarının demokratik çözüm istekleri reddedildiği takdirde ülkede kan dökülmesini önlemek çok zorlaşacaktır. Her ne şekilde olursa olsun Honduras’ta bir an evvel barışçıl ve demokratik bir çözüm bulunmalı ve bu ülkedeki krize son verilmelidir.

Latin Amerika’daki ikinci gelişmeyi ise Venezuela-Kolombiya gerginliği olarak göstermek mümkün. Yaklaşık 30 yıl önce uyuşturucu baronu Escobar’ın yakalanması ve faaliyetlerinin durdurulması konusunda ABD ile anlaşan Kolombiya hükümeti, o tarihten beri ülkedeki Amerikan varlığı nedeniyle sorunlar yaşamaktadır. Gerek ülke içinde gerekse komşu ülkelerle olan ilişkilerinde problemler doğmasına sebep olan bu durum, Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez‘i de oldukça rahatsız etmektedir. Geçtiğimiz aylarda Kolombiya hükümetinin FARC teröristlerine karşı savaşını Venezuela sınırları içerisinde de sürdürmeye çalışması iki ülkeyi savaşın eşiğine getirmiş, Venezuela, Bogota büyükelçisini geri çağırmıştı. Nisan ayında yeniden diplomatik ilişkiler tesis edildi. Ancak sorun tam olarak çözülemedi. Zira benzer sebeplerle topraklarında Amerikan üssü bulunan Ekvador’da, Chavez çizgisindeki bir politikacı olan başkan Rafael Correa, bu üssün ABD tarafından kullanımına son vermişti. Kolombiya’daki durumun daha komplike ve ciddi olmasına rağmen, Chavez’in Kolombiya’dan da benzer bir hamle beklediği bilinmektedir. Devlet Başkanı Alvaro Uribe de aslında ABD güçlerinin ülkesinde bulunmasından rahatsızlık duymaktadır. Ancak onlar olmadan bu savaşa devam etmesi imkansızlaşacağından, önceliği Kolombiya’nın askeri kapasitesinin arttırılması olarak belirlemiştir. Neredeyse yarım asırdır süren yasadışı uyuşturucu ticaretine son vermek ise, kısa vadede mümkün gözükmemektedir.
About

POST YOUR COMMENTS